19 Ağustos 2017 Cumartesi

OĞLUMA MEKTUP

Bugün oğlum 4 yaşına giriyorsun. Her yaşın için anılar bırakmaya çalıştım. Bazen bu fotoğraf kareleri oldu, bazen bir video, bazende sevdiğimiz insanlarla bir kutlama. Bugün ise sana bir mektupla birlikte, bir aile albümü bırakacağım...
Yakın zamanda kaybettiğim halam (Vildan) başta olmak üzere, babaannem, dayılarım, amcam, yengem ve hiç tanıma şansına sahip olamadığım (ben doğduğumda vefat etmiş) anneannem ve dedelerimin fotoğraflarıyla oluşturduğum bir aile albümü...
Oğlum bu fotoğraflardaki herbir insana maneviyatla bakmanı istiyorum. Çünkü çoğu hayatta değiller...Çocukluğumda sanki hiçbiri, hiç ölmeyecek gibi gelirdi bana. Bugün çoğunu kaybetmiş olmanın hüznü var...Dünya işlerine dalıp aksattığım bugün, yarın giderim derken ölüm haberini aldığım yakınlarım... Şu anda bunları okurken dur, derin bir nefes al, bak etrafına...Evrende nokta zerresi kadarsın. Farket varlığının sebebini...Doğduk, yaşıyoruz ve her canlı gibi bir gün ölümü tadacağız. İnsan doğarken bilmezmiş kendini ve birde öleceği zamanı...Erteleme görmek istediğin, sevdiğin insanları...
Doğum ve ölüm arasında geçen sürede çalış, sebat et, yaşadığın herşeyde Allah’ı gör ve tevekkül et... Dünyevi işlerin hepsinin, bu dünyadan göçmeden önce bir sınav olduğunu bil. Bu hayattan keyif alırken, bu hayatında geçici olduğunu hatırla ve dengeyi koru...
Ne kadar az kalp kırarsan, ne kadar çok insanın kalbine dokunursan o kadar “insan” olursun... Bazen hayatında sert rüzgarlar esecek, bazen anlaşamadığın insanlar çıkacak ve uzak kalmanın, mesafe koymanın kalp kırmamak için olduğu bilinmeyecek... “İnsanlar ne düşünür, ne der” kafasıyla hareket etmekten çok “vicdanınla hareket etmeyi bil...”
Doğru bildiğin yolda ilerle...Bazen o yola taş koyanlarda olacak, bazen dik bayırlar, bazende yokuş aşağı inişlerde olacak hayatında...Nefsine, aklına hakim ol...Her işte vicdanını sorgula. Hayat bir yol ve yolun sonu Rabbe varış... Umarım hayat yolculuğunda her daim güçlü, sabırlı, çalışkan, merhametli, yardımsever bir insan ve Allah’ın rızasını almış bir kul olursun... Canım oğlum doğum günün kutlu olsun.
                                                                                             
                                                                                                                              Seni çok seven Annen...

              (Pınar Yargıcı/19/08/2017)






31 Temmuz 2017 Pazartesi

BOHÇA BÖREĞİ

      Bohça böreğinin tarifine geçmeden önce, bu ay benim için sürprizlere, yeniliklere, ani kararlara gebe bir ay olduğunu belirtmek isterim. 5 senedir oturduğum evden 10 gün içinde yeni ev bulup, toplanma ve taşınmayı gerçekleştirdik. Hatta oturacağımız evi eşim buldu ve evi videoya çekip telefonla gönderdi. Oturacağım evi videodan görüp beğendim :)) Sonra evi görmeye gittim ve tuttuk. Karşıdan bakınca olmazı oldurduk gibi birşeydi :) 5 senedir kurulu bir düzenden ayrılmak duygusal açıdan kafamdaki bazı soru işaretleri, nasıllar ve acabalarla birlikte zor gibi gelsede, bir yandan yeni bir ev, yeni başlangıçlarda heyecan ve umutlara gebeydi. Ve yeni evime adım atar atmaz acaba ve zorluklar uçup gitti...Deniz aşığı bir kadın olarak evimin manzarası içimi huzurla doldurdu. Taşınma kısmı ne kadar hızlı ve kolay oldu ise, yerleşmede o kadar yavaş ve zor oldu :) Ama yeni evimi o kadar çok sevdim ki tüm yorgunluğuma rağmen büyük bir keyif alıyorum.
       Gelelim börek tarifine...Bu taşınma süreci o kadar ani ve hızlı bir taşınmaydı ki böreğin tarif fotoğrafları ayrıldığım Bahçeşehirdeki mutfağımdan...Tarifi ise yeni evim Maltepeden yazıyorum :))



BOHÇA BÖREĞİ

Malzemeler

  • 2 yufka
İç Harcı
  • 400 gr. kıyma
  • 1 adet soğan
  • 2 adet sivri biber
  • 1 adet paprika (kırmızı dolmalık biber)
  •  Maydanoz
  • 1yemek kaşığı sıvıyağ
  • Karabiber
  • Tuz
Sosu

  • 1 çay bardağı zeytinyağ
  • 2 yemek kaşığı yoğurt
  • 1 yumurta sarısı

Hazırlanışı

     İç harcı için; soğanı, sivri biberleri ve paprikayı küçük küçük doğrayın. Biberlerin diri kalmaması için önce tavada biraz yağda kavurun ve soğanı ekleyin. Biraz soteledikten sonra kıymayı ilave edin ve kavurun. Maydanozun yapraklarını ince ince kıyın. (Maydanozun saplarını atmayın. Böreğe bohça şeklini verirken sapları kullanacağız.) Kavurduğumuz kıymaya maydanoz,karabiber ve tuz ekleyerek, hazırladığınız iç harcı ılınmaya bırakın.
     Bağlamak için; ayırdığımız maydanoz saplarını sıcak su dolu bir kasenin içinde yumuşayana kadar bekletin. Böreğe bohça şeklini verirken ağızlarının açılmaması için yumuşayan maydanoz dalları ile ağızlarını bağlayacağız.
      Sosu için; yoğurt, yumurta sarısı ve zeytinyağını bir kasede çırpın. Yufkayı masaya serin ve hazırladığınız sosu bir fırça yardımıyla yufkanın üzerine sürün. Diğer yufkayı sosu sürdüğünüz yufkanın üzerine serin. (İkinci yufkanın üzerine sos sürmeyin.) Yufkanın kenar kısmından başlayarak bir bıçak yardımıyla yuvarlaklar kesin. Ben yuvarlakların düzgün olması için bir kaseyi ters çevirip, yufkanın üzerine koydum ve etrafından kestim. Kasemin çapı 16cm. Yuvarlaklarda 16cm çapında oldu...Yuvarlak yufkaların ortasına hazırladığınız kıymalı iç harcı koyun. Yufkanın kenarlarından tutup ortaya doğru büzerek bohça haline getirin. Açılmamaları için, büzdüğünüz yerleri yumuşayan maydanoz sapları ile bağlayın.
       Yağlı kağıt serili fırın tepsisine hazırladığınız bohça börekleri dizin. Kalan sosu böreklerin üzerine sürün ve 180 derece fırında üzerleri kızarıncaya kadar pişirin ve fırından alıp sıcak servis yapın.
       NOT: Yufkanın yuvarlak kesiminden kalan parçaların israf olmaması için, cup kek kalıplarını kullanarak kalan yufkaları değerlendirebilirsiniz. Kalan yufka parçalarını cup kek kalıbına biraz yufka parçası koyup üzerine kalan harcı yada istediğiniz başka bir harcı koyun .Tekrar üzerine yufka ve harc koyarak bu sıralama ile cup kekler kalıplarını doldurun ve üzerine çörek otu serpip, fırında üzerleri kızarıncaya kadar pişirin. Nasıl yaptığımı aşağıda (en son fotoğrafta) detaylıca paylaştım...
      Sofranızdan bereket, muhabbet ve sevdikleriniz eksik olmasın. Afiyet olsun...











             Kalan yufka parçalarının israf olmaması için, yukarıda anlattığım şekilde kalan yufka parçalarını cup kek kalıplarında değerlendiriyorum. Aşağıda da hazırlama aşamalarının fotoğraflarını paylaşıyorum...





30 Haziran 2017 Cuma

ESKİNİN RUHU ( PÖTİKARE MODASI )

       Eskilere dair birçok kıyafet ve kumaş desenleri günümüzde moda. Bu yaz bol bol pötikare, çizgili ve puantiye desenli kıyafetler, vitrinlerde yerini aldı. Çokta güzel oldu. Bu üç deseni de bu yaz bolca giydim. Tabii bazen fotoğraf çekmeye fırsat olmuyor ve blogta da paylaşamıyorum. Fırsat bulur bulmazda siyah beyaz ve mavi beyaz pötikare desenli iki kombinimi paylaşmak istedim.
       Önce siyah beyaz pötikare desenli, etek ve büstiyer kombinimden bahsedeceğim. Bu iki parçayıda farklı zamanlarda, farklı yerlerden satın aldım ve birleştirdim. Takım değiller fakat takım gibi oldular :) Eteğin kenarlarındaki fırfırlar ve büstiyerin kolunda ve yakasındaki fırfırlar birbirine model olarak çok uyumluydu. Desende aynı olunca birbirine çok yakıştırdım.
       Diğer kombinimde mavi pötikare desenli etek ve büstiyer...Aslında ortada büstiyer yok :) Eteği satın aldığımda, belinde geniş bir kumaştan kemer vardı. Ben bunu belimde kemer yerine, boynumdan çapraz dolayarak büstiyer olarak kullandım :) Geniş kumaş kemerleri yada şalları bu şekilde kullanıyorum.
       Şalları da bu şekilde çapraz boyundan dolayarak, yüksek belli pantalon veya eteklerle kullanabilirsiniz. Sadece bir fikir... Nasıl durduğu da aşağıda paylaştığım fotoğraflarda gözüküyor...
       Kombini tamamlayıcı aksesuar seçimim, gözlükler...Bu sene renkli ve geometrik şekilli gözlükler moda. Bu kıyafete aksesuar olarak sadece gözlük kullandım. Zaten desenin yoğunluğu ve modelinden daha başka takıcağınız takı, fazla ve kalabalık dururdu (bence)....Ayakkabı olarak dolgu topuk, üç toka bantlı, eskiye atıfta bulunur bir model ile kombini tamamladım.

     















31 Mayıs 2017 Çarşamba

TEL SEPETLERDEN ERZAK RAFLARI

       2012 yılında evlendim ve bugün 5.seneye doğru yaklaşıyoruz. Bu süreçte aldığımız eşyaların büyüğünden küçüğüne, hepsini ayrı bir ehemmiyet ve ihtiyaçla aldık. Bu yüzden evimden eşya atmayı veya değiştirmeyi sevmiyorum. Onun yerine üzerinde bir kaç değişiklik yaparak kullanmayı tercih ediyorum.
       Bazen ihtiyaç duyarak aldığınız eşyaları gün geçtikçe yeteri kadar işlevsel kullanmadığınızı fark edersiniz. Evimdeki dolapta, tamda böyle bir dolaptı. Bende bu dolabın hakkını vermeye karar verdim ve erzak dolabı yaptım :) Kapaklı bir dolaptı ve kapağını söktüm. Rafların taşıma ağırlığını güçlendirmek için eşim herbir katına raf taşıma çivisi çaktı. Böylece raflar daha sağlam oldu. Herbir rafa uygun boyutta kare ve yuvarlak tel sepet aldım. Raflara bu sepetleri koydum. Kuru bakliyat ve erzaklarımı bu sepetlere yerleştirdim.
       Bu sayede hem mutfağımda erzaklarımı alırken kullanım kolaylığı sağladım. Hemde görsel açıdan nostaljik tatlı bir köşem oldu.
     
       Dolap          : Koçtaş
       Tel sepetler  : Kanca Ev








15 Nisan 2017 Cumartesi

OY VER !!!

   

      Tarihi bir süreçten geçiyoruz. Zaman hızla akıcak ve bir gün torunlarıma bu günleri aktarırken bulacağım kendimi kimbilir...Bugün yapacağımız seçimler çocuklarımızın, gelecek bir nesilin kaderini etkileyecek...Bunları düşününce verdiğim oyun ne denli önemli olduğunu ve ağır sorumluluğunu hissediyorum. Bu yüzden hepimizin oyu çok önemli ve değerli...Bir oy ile ne olacak deme, oy ver !!!




31 Mart 2017 Cuma

YİNE YENİDEN VAZGEÇİLMEZİM KURUKAFA :)

        Herşey jean pantalonla başladı :) Yaptığım kombin onun etrafında şekillendi. Hakkını yemeyim ayakkabı pantalonla yarışır starlıkta ama benim starım jean pantalondu :) Pantalonun malum özelliği kurukafa desenlere sahip olması. Onu özel kılanda kot üzerine baskı değil, kumaşa desenin dokuma olması. Böylece defalarca yıkansa da bozulmuyor.
        Botlara gelirsek çok sevdiğim fakat oldukça az giydiğim bir bot. Çünkü yaklaşık 2 kilo ağırlığındalar :) Üzeri tamamen kurukafa metal kaplı ve bu da botu fazlaca ağır yapıyor.
        Üstü tamamlayacak tişörtü tercih ederken, aynı renklere sahip fakat yoğunluğu fazla olan renklerin tam zıttı olması gerekti. O yüzden antrasit renk kot üzerine beyaz kurukafa desen olmasından ötürü, beyaz rengin üzerinde antrasit kurukafa renk tişört tercih ettim. Böylece antrasit renk ile beyaz renk dengesini, birbirini boğmadan sağlamış oldum. Her zaman dediğim gibi detaylar bütünü oluşturur :)
        Dönem dönem moda olan sonra tedavülden kalkan kısa kollu tişört içine body giyme dönemi vardı. Hatta bunu bazı markalar kısa kollu tişörtlere ek kol ekliyerek sanki üst üste giymiş gibi tek parça yaptılar. Bende buradan ilham alarak içime tül bady, üzerine tişört giydim :) Ayakkabı siyah renk olunca, tişörtün içine giydiğim tül bodyide siyah tercih ettim. Böylece baştan aşağıya renk bütünlüğü birlikte iyi bir uyum sağladığımı düşünüyorum.
         Tişörtün üzerindeki antrasit taşlı kurukafayı tamamlayan aynı renkte zincir taktım. Bu tişörtün hem v şeklindeki yakısı için uygundu. Hemde taşın parlaklığını dengeleyip frapan bir görüntüden kurtarıp, gotik bir hava veriyordu.
          Çanta tercihi olarak, ayakkabının üzerindeki kurukafa metallerin aynısına sahip bir çanta ile kombini tamamladım.
          Son olarak makyajımda da bu senenin trendi olan siyah ruj kullandım. Siyah çok sert bir ifade yarattığı için gözümü mümkün olduğunca daha aydınlık gözükmesine dikkat ettim. Bu yüzden yarım eyeliner çektim. Böylece göz kapağımda sadece kenarlarda eyeliner olup, göz pınarlarıma doğru eyelinerın olmaması yüzüme daha fresh bir hava verdi. Dudakta siyah ruj oldukça marjinal olmasına karşın, gözdeki hafiflik iyi bir denge oluşturdu.    
         Şimdi dudakta marjinal renkler moda...Moda olsada olmasada bu renkler bana çok uzak değil...Geçmişte kullanıyordum. Hatta blogtada bir kolye yapımını anlattığım yazımda yeşil renk dudağımda var :) http://pinaryargici.blogspot.com.tr/2015/07/kolye-yapma-seruvenim.html )
         Makyaj ve giyinmek benim için ihtiyaçtan öte bir tutku... Bu yüzden kıyafet kombinlerken biraz fazla detaycıyım :)
















                             Göz makyajımda kullandığım yarım eyelinerın yakın resmi...